Ben Onlara Analık Yapıyorum Onlar bana Çakıcılık

Merhaba Seksshikayeleritr.net okurları. Benim adım Mualla. Seksten yana şanssız bir kadınım. şimdi anlatacağım sex hikaye ile şansım döndüğü döneme gelene kadar, ne acılar çektim ben! İlk eşim Ahmet’le on beş yıl evli kaldım ve hiç seks yaşamadım. Kendisinin aklı fikri sekste olmasına ve her dakika mastürbasyon yapabilmesine rağmen, benimle birlikteyken sertleşemiyordu. Aynı zamanda da sübyancıydı kendisi. Evimize temizliğe gelen kadının dokuz yaşındaki kızının resimlerini çekip daha sonra o resimlere bakıp mastürbasyon yaptığını biliyorum. Kendi sapkınlığına rağmen bir de kıskanç herifin tekiydi, bana göz açtırmazdı. Benden on yaş genç bir kadınla evlenme kararı aldıktan sonra benden boşanmayı ancak kabul etti. Ondan boşandığımda artık otuz beş yaşındaydım ve artık benden geçti diye düşünüyordum. Tesettürden çıkmam da kolay olmadı. Bütün çevremi değiştirdim. İzmir’e yerleştim ve çalışmaya başladım. Sonra çok çok iyi bir insanla (elektrik mühendisi) tanıştım ve hayatımda ilk kez sex zevki tattım. Metin benimle evlenmek isteyince hiç düşünmeden kabul ettim. Ama sonra anladım ki yine erken karar vermiştim! Evliydik ama bunun bir evlilik olduğu tartışmalıydı. O benden çok mesleğiyle evliydi. Mühendis olunamayacağını, ancak mühendis doğulabileceğini söyleyen biriydi, kendisi de mühendis doğmuştu. Balayından döndükten sonra “bir proje için” doğuya gitti. O proje bitmeden Karadeniz’deki projesi başladı, o tam bitmeden Karadeniz’de bir işler daha çıktı.Yıllardır ha üç ay sonra dönüyorum, ha altı ay sonra dönüyorum diye beni oyalayıp duruyordu. İlk zamanlarda sık sık İzmir’e gelir hafta sonu kalırdı, biz de doyasıya sevişirdik. Fakat daha sonra gelişleri de seyrekleşti. Her geldiğinde sevişiyorduk, ama o kadar az geliyordu ki… En son Metin bayram tatilinde gelmekten vazgeçip çalışmak için yaylada kalınca bende şafak attı. Bir süredir internette bir adamla yazışıyordum ve benimle tanışmak ve sevişmek için taklalar atıp duruyordu. Ben de teklifini kabul ettim ve bir iş çıkışı adamın arabasına bindim ve onunla seviştim. Bunun ne kadar büyük bir hata olduğunu ertesi gün anladım ama çok geçti. Detaylarını anlatmayacağım, bu kişi eğer şu anda bunu okuyorsa (bu siteyi sürekli takip eder kendisi) zaten neler olduğunu bilir, belki o size anlatır yaptığı pisliği. Her neyse, yaşadığım tatsız olaydan sonra işimden istifa ettim, bir bavul toplayıp soluğu Rize’nin dağlarındaki küçük bir köyde, Metin’in yanında aldım. “Bu nasıl evlilik, ben de artık burada kalacağım senin yanında” dedim. Olayı anlatmamıştım, uygun bir zamanda anlatmayı düşünüyordum. Beklentimin aksine, hiç memnun olmadı gelmeme! Burası sana uygun bir yer değil, yalnızlık çekeceksin diyordu, muhtemelen haklıydı, ama İzmir’de evli olup kocasız olmakla da çok yalnızlık çekiyordum. Metin ve yirmili yaşlarda bir grup genç mühendis bir pansiyonun iki odasını kiralamışlardı ve orada kalıyorlardı. Ama sabahın beşinden gecenin 10’una kadar arazideydiler, pansiyona sadece uyumaya geliyorlardı.Tam olarak ne yaptıklarını bilmiyordum ama yağmur demeden çamur demeden geziyorlardı, bilgisayarlarında haritalar çizimler yapıyorlar, bir takım maliyetler çıkarıyorlar, telefonda birilerine anlamadığım bir şeyler anlatıyorlardı. Ben geldikten sonra Metin bi iki gün izin alıp benimle vakit geçirdi geçirmesine ama oflayıp pufluyordu, aklı sürekli işteydi, mühendisleriyle telefonda konuşup duruyordu. İşine döndükten sonra ise ben sanki yokmuşum gibi davranmaya başladı. Uzun saatler çalıştığı yetmiyormuş gibi hemen hemen her gece içkili dönüyordu odaya. Gençlerle işi bitirince oturup bir de dertleşerek içki içiyordu onlarla. Doğru dürüst yemek yemeden saçma sapan rakı ile kendilerini hasta ediyorlardı. Yapma etme dediysem de dinletemedim. O gençlere de başta çok sinir oluyordum. Üçü de kaba ve densiz tiplerdi. Ne konuştuklarını anlamıyordum. Sadece iş konuşurken değil, başka muhabbetler yaparken de sanki her şeyi şifrelemişlerdi sadece kendilerinin anladığı bir dil konuşuyorlardı ve saçma sapan her şeye anırarak gülüyorlardı. Kocam çocukları gibi seviyordu onları. Kocam çocuk ihtiyacını bu gençlerle karşıladığından benim çocuk yapma yaşım geçiyordu. Artık içten içe ayrılma konusunu düşünmeye başlamıştım. Ama başıma gelen tecrübeden sonra kimseye güvenim de kalmamıştı. Metin’i gençlerden biraz ayırmaya çalıştım, o ise “ onlar çok iyi okullardan mezun, iyi mühendisler, ben onlara böyle abilik etmezsem onlar burada kalmaz, hemen başka şirketler kapar onları.. ya da şehre inip rus kadınlara yedirirler kendilerini… işi seviyorlar, ben onları toparlıyorum… “ama siz dağda bayırda içiyorsunuz, hasta olacaksınız o zaman ne olacak?” “sen yokken gelip burda evde içerdik ama şimdi seni rahatsız etmek istemiyorlar” dedi.Sinir oldum. Ben olmasam Metin eve erken saatte gelecekti ama ben olduğum için geç geliyorlardı. Olacak şey değil! “siz erken gelin ben rahatsız olmam, ablalık ederim, sofra kurarım, mezeler yaparım, evinizde için” dedim. Kocam bu teklifime sevindi. Ertesi gün çok güzel yemekler yaptım. Gençler ve Metin erkenden işten döndüler. Biraz huzursuzdular ama yemekleri görünce uçtular. Çocuklardan haz etmiyordum ama kocamı elde etmek için bu tek şansımdı. Onları memnun etmek için her şeyi yaptım. Hikayeler anlattım, espriler yaptım, şarkı bile söyledim. Başta kasıntı olan gençler yiyip içtikçe rahatladılar. Bana yine çok saygılı davranıyorlardı ama daha samimiydiler. Yemek bitip onlar odalarına indiklerinde Metin bana sarıldı ve teşekkür edip öptü. Saat çok geç değildi, sevişiriz diye umuyordum ama hayır. Sabah çok erken kalkacaklarmış. Yattı uyudu. Sinir oluyordum, İzmir’e geldiğinde üzerimden inmezdi, burada ise aklına bile gelmiyordum. Hep “şu dönem bir geçsin” diye atlatıyordu beni. Bu yemekler haftada iki üç kez oluyordu ve gençlerle aramız çok iyi olmuştu. Aslında gençlerle aramızda cinsel bir elektrik başlamıştı. Bunun hangi ara başladığından pek emin değilim ama sohbetler sırasında garip imalar, tam ne olduğunu anlamadığım şifreli konuşmalar ve kahkahalar arasında zaman zaman ıslandığımı ve uyarıldığımı hissediyordum. Mesela bir “düğme dikme” muhabbetidir gidiyordu, hiç anlamıyordum. Ama Metin’e sürekli “sizin düğmeleriniz dikili hocam” diyorlardı, o da gülüyordu. “sizin düğme probleminiz yok”; hiç anlamıyordum.Benimle de ufaktan flört ediyorlardı ama şaka mı gerçek mi anlamıyordum çünkü o kadar çok espri yapıp gülüyorlardı ki, arada ciddi bir şey geçiyor muydu, emin olamıyordum. Bir gün çok moralim bozuldu. Çok yalnızdım. Gençlerin yaptıkları şakalar sinirime dokunuyordu. Onlar beni ve Metin’i sevişen bir çift sandıkları için rahatça konuşup duruyorlardı ama söyledikleri her şey beni etkiliyordu ve üçüyle aynı anda yatağa atlamak istiyordum. Tabii ki bunu belli edemiyordum. Kocama durduk yerde bozuk atmaya başladım. Beni mutfağa çekti, “ne oluyor” diye sordu. Benimle yatmadığı için gergin olduğunu söyledim. O yine “şu dönem bir geçsin de, depresyonum geçsin” demeye başlayınca tepem attı. İşin ciddi olduğunu anlamasını istiyordum. Ona gelmeden önce biriyle tanıştığımı, onu aldattığımı anlattım. Tabii en tatsız kısmını söylemedim. Allak bullak oldu, çok üzüldü, bir şey söyleyemedi. İstersen hemen boşanmaya hazırım dedim, belli ki birbirimizin ihtiyaçlarını anlayamıyoruz. Düşünmem lazım bunları dedi. Yanlış zamanda konuşmuştum bunları çünkü genç mühendisler içeride masada oturuyorlardı, gidip onlara katılmamız gerekiyordu. O kadar şen şakraktılar ki bizim tuhaflığımızı fark etmediler bile. O arada gençlerden Ercan bana sürekli takılmaya başladı. Şakayla karışık benimle flört ediyordu. Ama gençler eşimi o kadar çok seviyorlardı ki belli bir çizgiyi aşmamak için uğraşıyorlardı. Gençlerden en düzgün olanı, Balıkesirli Onur’un bir düğmesi kopuktu. Arkadaşları ona sardılar. Bak bir düğmeni dikecek insan yok. Kendin dikeceksin artık düğmeni ama bir kadının diktiği gibi olmaz asla… falan filan konuşuyorlar…Sonra kocama döndüler, ne kadar şanslısınız Metin hocam sizin düğmelerinizi hep Mualla yenge dikiyor, ne şanslısınız… Bizde bir Mualla yok… fakat son edilen laf biraz fazla kaçmıştı sanki. Bir sessizlik oldu, lafı eden Ercan utanmıştı. Metin duraksayıp gülmeyince gençler üzüldüler, genç özür dilemeye çalıştı, biraz ileri gittim galiba. Ben “ne var canım, bir düğme dikmede ne var, ben dikerim düğmeyi, çıkar gömleğini” dedim. Bir sessizlik oldu. Espriyi anlamamıştım, bunu sonradan fark ettim tabii. Sessizlikten sonra Metin bana döndü. “Tamam Mualla, sen Onur’la birlikte gidip onun düğmesini bir dikiver” dedi. Ben hemen ayağa kalktım ama bir tuhaflık olduğunu fark etmiştim. Sorar gibi baktım kocama, kocam hafif buruk bir gülümsemeyle bana “git” işareti yaptı. Onur’la birlikte sessizce merdivenlerden aşağı onların odasına indik. Onur’a sormak istiyordum ama çekiniyordum, esprileri düşündükçe bunun dikiş-sikiş esprisi olduğunu anladım. Ama çok geçti. Onur’un odasına girdim. Ama hala bunun bir şaka olmasını umuyordum. Kocam beni bu gençle sevişmeye mi göndermişti? Sevişmeyi istiyordum ama gerçekten uygun muydu, bunu yaparsam beni affeder miydi? Yoksa beni test mi ediyordu? Memelerim cinsel gerginlik nedeniyle resmen dikilmişti. Onur’a “bana iğne iplik ver” dedim. Onur da düzgün bir çocuktu, o da ne yapacağını bilemiyordu. Kocama sonsuz saygı duyuyordu ama beni buraya yollayan da Metin’di. Ters bir şey yapmak istemiyordu. Ama onun da eşofmanının altında aleti dimdikti.O da, ben de sevişmek için yanıp tutuşuyorduk. Ama ilk hareketi kimin yapacağı merak konusuydu. Onur bana bir otelden alınma küçük bir dikiş seti verdi, ipliği iğneye geçirmeye çalıştım ama ellerim öyle titriyordu ki geçiremedim. Onur aslında aşırı utangaçtır ama o anda resmen kendini aştı, gözüme bakmadan bana “bluzunuzun düğmelerine bakabilir miyim yenge” Dedi. İki düğmem zaten açıktı, üçüncüyü açtım. Sütyen giymediğim için göğsümün teki göründü. Yutkundu ve “ötekisini de görebilir miyim?” dedi Onur. Bir düğme daha açtım. İki parmağıyla gömleğini iki yana açtı ve iki memem de ortaya çıktı. O andan sonra fazla konuşulmadı. Onur memelerime yüzünü gömüp onları öpüp mıncıklamaya başladı. Anında tüm vücudum istekle uyandı ve kıvranmaya başladı. Üzerimdekileri çıkarıp attım, külotumun ağı sırılsıklamdı. Onur heyecanla titreyerek pantolonunun fermuarını açmaya çalışıyordu. Ona yardım ettim, saniyeler içinde soyundu ve üzerime çıktı. Bacaklarımla ve kollarımla onu sararken, çoktan dimdik olmuş aletini amıma tek harekette soktu. Aylardır özlediğim zevkin içine kayıvermiştim. O içimde gidip gelirken usul usul inliyordum, zevkin doruklarına yükselmemle sesim de yükseliyordu ama çocukcağız nedense huzursuzdu ve kıpkırmızı yüzünü sağa sola çeviriyordu. Sonunda “noldu?” diye sordum. Durdu. sonunda döküldü “ben çok utanıyorum, yüzüne bakamıyorum yenge” dedi. Müthiş bir hayal kırıklığı ile kalakaldım, oysa hala içimdeydi ve kaya gibi de sertti. Ne diyeceğimi düşünürken o “yenge arkadan soksam olur mu” deyince rahatladım. Üzerimden kalktı, ben dizlerim ve dirseklerimin üzerinde durdum. Karşısında Domaldım Arkadan bacaklarımın arasına girdi, kalçalarımı iki eliyle açtırıp amıma arkadan soktu. İşte şimdi her şey harikaydı. Uzun uzun içimde gidip geldi, elleri bir kalçalarımı belimi kavrıyor, bir sırtımdan, omuzlarımdan tutuyordu. Rahatlamıştı iyice, sanki ben onun oyuncağıydım ve kah öyle kah böyle tutuyor zevkini çıkarıyordu. Ben de onun oyuncağı olmanın zevkini çıkarıyordum. Artık bizi yukarıdan duyarlar mı duymazlar mı umursamıyordum ve gönlümce inliyordum. Arada bir duruyordu “yenge geliyor musun?” yok daha değil” diyordum, heyecanla devam ediyordu. Sonunda artık “geliyorum” dedim. Kaslarım şiddetle kasılmaya başladı “geliyorum ah geliyorum” diye inledim, dizlerimin üzerinde duramıyordum artık, devrildim, o da üzerime yığıldı, ben kasılırken o da içime uzun uzun boşaldı. Biraz öyle üst üste yattık, en sonunda ezilince onu itip kalktım, bir şey söylemeden bluzumu eteğimi üzerime geçirip yukarı kendi odamıza kaçtım. Bir duş alıp yatağa girdim. Bütün vücudum az önceki zevkin hatırasıyla zonkluyordu. Kocamın ne diyeceğini merak ediyordum. Az sonra geldi. O da yanıma girdi. Konudan hiç bahsetmedik ama saçımı öyle bir okşayıp yanağımdan öptü ki durumdan rahatsız olmadığını hatta memnun olduğunu anladım.Bana sarıldı ve uyuduk. Ertesi gün gençler yine yemeğe damladılar. Bu kez Ercan ile Ali’nin birer düğmesi kopuktu. Resmen gözüme sokarcasına karşıma oturdular. Onur ise gözlerini kaçıyordu ama pek memnun görünüyordu halinden. Kocam “gençler sizin de mi düğmeniz koptu?” deyince hemen “evet hocam ne yapıcaz” diye atladılar. Ben bir şey diyemeden kocam “Mualla halleder siz üzülmeyin” dedi. Sonra yemeklerini bile bitiremeden hemen koşup odalarına gittiler. Ben de yutkunarak peşlerinden gittim. Bu sefer kartlar açıktı. Ercan “Yenge dün Onur sana beş posta kaymış doğru mu” siye sordu. Gülmemek için kendimi zor tutuyordum. “he evet beş posta kaydı” dedim. İkisi birbirlerine baktılar. “ben beş kere yapabilir miyim bilmiyorum” dedi Ali. “önemli değil yorgunum zaten” dedim” “siz ikişer kere kaysanız bana yeter”. Tamam dediler. Üçümüz de soyunduk ve gençler yan yana yatağa oturdular. “bizi ağzına alır mısın yenge” dediler. “tabii çocuğum” dedim ve önce Ercan’ı sonra Ali’yi ağzıma alıp uzun uzun yaladım emdim. Ali çok ufak tefek bir gençti ama aleti hiç görmediğim kadar iriydi. Ercan ise fırlamanın allahıydı. Ercan mükemmel sevişiyordu. Beni tepeden tırnağa yaladı sevdi, kucakladı. Ali ise ağzımdan çıkmak istemiyordu saçlarımı tutup ağzımın içinde gidip geliyordu ama o kadar iriydi ki sadece ucunu alabiliyordum, sonunda ağzımı kocaman açıp onu gırtlağıma kadar almayı başardım Ali aaaah deyip dayanamadı ve ağzıma boşaldı.O sıra domalmış vaziyetteydim, bacaklarımı koca koca açıyordum Ercan içime girsin diye ama çok güzel seviyordu beni. Sonunda bacaklarımın arasına girip dün Onur’un doldurduğu amımın içine güzelce yerleşti ve ağır ağır içimde gidip gelmeye başladı. Bacaklarım kalçalarım tir tir titriyordu zevkten. “Ooooh yengecim, ooh Muallaaa yengem” diyordu, ben azıyordum. Amcığımı kasıp gevşeterek onu da zevklendirmeye çalıştım. Ben onun yarağını sıktıkça Ercan’ın ses tonu değişiyordu. Ali bizi seyrederken yine zevke gelmişti, Ercan’a “hadi artık sıra bende” diyordu ama Ercan ağır ve zevkle görüyordu işini, hiç boşalmaya niyeti yoktu. Ali hırçınlaşınca “hadi sandviç yapın madem beni çocuklar” dedim. Zaten başından beri aklımdaki buydu ama nasıl olur bilmiyordum. Ali uzandı, ben üzerine çıktım, Ercan yine arkama geçti ve bu sefer götüme dayadı aletini. O kadar kolay girmiyordu, hatta girmeyecek herhalde diye düşündüm. Fakat Ali beni hoplattıkça Ercan’cığım da ağır ağır kendini ittirdi ve her hoplamada azıcık daha girdi. Acıyordu ama çocuk resmen profesyoneldi, beni sıkı sıkı tutup sırtımı sıvazlayarak zevklendirmeyi hiç unutmuyordu. Resmen mart kedisi gibi uluyarak götümü ona doğru kaldırıyordum. Tamamen girdiğinde amım götüm dopdoluydu, ve amım durduk yerde kasılmaya başladı, iki genç de zevkle inlediler. Hiç böyle bir orgazm yaşamamıştım. Hayatımda yaşamadığım seks bu olayları takip eden birkaç ay içinde yaşadım.Gündüzleri çocukların odalarını topluyor, ütülerini yapıp söküklerini dikiyor, üç çocuğum varmış gibi bol bol yemek pişiriyordum. Gece Metin yattıktan sonra ben “dur bakayım çocuklara bir şey lazım mı” deyip onların odasına geçiyordum ve o sırada kim müsaitse onun yanına girip doyasıya sevişiyordum. Gündüzleri analık, geceleri karılık yapıyordum kısacası… Yine bazen üçlü hatta dörtlü yaptığımız oluyordu. Onur en utangaçları olduğundan o genelde zifiri karanlıkta ve yorganının altında sikiyordu beni, ve çoğunlukla arkadan, ama öbür ikisinin beni aralarına aldığı gecelerde yattığı yerden imrenerek izler otuzbir çekerdi. Zaman içinde o da rahatladı alıştı bazen gelip ağzıma vermeye başladı; bir keresinde odaya girdiğimde döşekleri odanın ortasına indirdiklerini gördüm, böyle daha rahat olacak dediler ve üçü birlikte beni evire çevire inleterek siktiler. Bir seferinde Metin’e “sen de gel” dedim, ama kendine yediremedi böyle bir şeyi, “ben sizin seslerinizi dinlemekle de mutlu oluyorum” dedi. Birkaç sefer grup dönüşü onu azmış vaziyette dimdik buldum, seve seve onun da altına yattım, ne de olsa kocam. Bu mutlu günler ne yazık ki uzun sürmedi, birkaç ay sonra projeleri bitti. Metin Kars’a gideceğini söyledi, ben İzmir’i özlemiştim geri geldim ve bir süredir zihnimdeki anılarla idare ediyorum. Bu arada hamile olduğumu öğrendim ve dünyalar benim oldu. Kimin çocuğu olduğu hakkında hiçbir fikrim yok ama önemli de değil şu aşamada…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir